Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Ünitesi (GETAT)
06 Temmuz 2022

GETAT nedir?

GETAT'ın Dünya Sağlık Örgütüne göre tanımı: “Fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı‐izahı yapılabilen veya yapılamayan bilgi, beceri ve uygulamalar bütünüdür”.  

GETAT yöntemleri birçok ülkede tıp doktorları tarafından etkin ve bilimsel zeminde uygulanmaktadır.  Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İsviçre, Küba, Japonya, Şili gibi ülkelerde nüfusun %40’ından fazlası geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı yılda en az bir kez kullanmaktadır. ABD ve Çin'de doktorların %50'si, Japonya'da %72'si akupunktur uygulamasını bilmekte ve uygulamaktadır. GETAT uygulaması yapan kamu ve özel hastane sayıları; Çin’de 2.500 hastane, Hindistan’da 2.860 hastane, Kore’de 128 hastane ve 206 kamu sağlığı merkezi şeklindedir. Ülkemizde de son yıllarda GETAT merkezi ve ünitesi kamu ve özel hastaneler ve üniversite hastanelerinde yaygınlaşmıştır.

GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP YÖNTEMLERİ NELERDİR?

   Usulsüz ve bilgisizce yapılan uygulamaların önüne geçmek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından 27 Ekim 2014 tarihinde bu yöntemlerle ilgili yönetmelik resmi gazetede yayınlanmıştır. Bu yönetmeliğe göre Sağlık Bakanlığı tarafından yalnızca tıp doktorlarına ve diş hekimlerine belirlenen süre ve düzenlenen eğitim programları ile sertifika almaları halinde GETAT uygulama yetkisi verilmiştir.

 Bu yönetmelik kapsamında merkezimizde yapılan geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri şunlardır:

  • Akupunktur
  • Ozon tedavisi
  • Kupa (hacamat) tedavisi
  • Mezoterapi
  • Sülük tedavisi

Akupunktur nedir?

   Acus:İğnePunctura:Batırma, delme, anlamına gelmektedir. Yani akupunktur iğne batırma anlamındadır. 5000 yıldır kullanılan akupunktur vücuda herhangi bir şey zerk edilmeden ince iğneler batırmak suretiyle vücudun kendi kendini tedavi etme yöntemidir. Akupunkturu telefon tuşlarına benzetebiliriz, nasıl ki belli numaraları tuşladığımızda, belli kişiler karşımıza çıkıyorsa, akupunktur iğneleri de belli noktalara uygulama yapıldığında, o noktalardan beyne uyarı gider ve vücut kendi kendini tedavi etmeye başlar.

 Akupunktur hangi durumlarda uygulanabilir?

DSÖ şu hastalıklarda akupunktur uygulamasını önermektedir:

  • Sırt ve bel ağrıları
  • Boyun ağrısı
  • Siyatik
  • Tenisçi dirseği
  • Nikotin bağımlılığı
  • Omuzun periartriti
  • Yüz (trigeminal nevralji) ağrısı                                                               
  • Baş ağrıları  (migren, sinüzit, gerilim ve boyun kireçlenmesine bağlı baş ağrıları)
  • Romatoid Artrit
  • Gebelik bulantı ve kusmaları
  • Felç (3-6 ay içinde)
  • Esansiyel Hipertansiyon
  • Alerjik Rinit (Alerjik burun nezlesi)
  • Depresyon
  • Primer Dismenore  (Ağrılı adet görme)
  • Peptik ülser (mide ve on iki parmak barsağı ülseri)
  • Akut ve kronik gastrit
  •     Alkol bağımlılığı ve detoksifikasyonu (arındırılması)
  • Periferik yüz felci
  • Bronşiyal astma
  • Stres
  • Fibromiyalji ve tendinitis (kas ve tendonların rahatsızlığı)
  • Panik atak
  • Uykusuzluk
  • Meniere
  • Postherpetik sonu ağrıları (zona sonu ağrıları)
  • Obezite
  • Osteoartritis (kemik kireçlenmeleri)
  • Adet öncesi gerginlik sendromu
  • Boyun kaslarını ani spazmı (tutulması)
  • Ülseratif kolit (spastik kolon)

    Kupa (hacamat)  tedavisi nedir?

Hacamat; negatif basınç uygulanmış cilt üzerine, derinin en üst tabakasına küçük çizikler atarak, yüzeyel kılcal damarlarda birikmiş toksik maddelerle yüklü durağanlaşmış kanın dışarı alınması esasına dayanır. 5000 yıllık bir tedavi yöntemi olup, dünyanın her yerinde bilinmekte ve uygulanmaktadır.

    Hacamat hangi durumlarda uygulanabilir?

  • Sırt ağrısı, kronik kas ağrısı ile seyreden diğer durumlar
  • Omurga eklem rahatsızlıkları
  • Stres, baş ağrısı, migren
  • Eklem rahatsızlıkları
  • Astım, bronşit
  • Damar dolaşım sistemi bozuklukları
  • Genel sağlığı koruma amaçlı da yapıldığından, engel bir hali olmayan sağlıklı kişilere de uygulanabilir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve iltihaplı durumları önlediği için kullanım alanı çok geniştir.

 

     Hacamat ay takvimine göre 15-25. günler arasında (özellikle 17,19,21,23. günlerde) yapılması vücudun ortalama dörtte üçünün su olduğu düşünüldüğünde, med-cezir olayının etkisiyle bizim hareketlendirmeye çalıştığımız dolaşımın daha canlı olması ile ilgilidir.

      Hastalıkların tedavisine destekleyici olarak yapılıyorsa gün aranmaz.

 

      Hacamat hangi sıklıkta yaptırılır?

      Hiçbir rahatsızlığı olmasa dahi yılda 2 ile 6 defa yaptırmak vücuda çeşitli faydalar sağlayacaktır. Hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak yapılıyorsa sıklığına doktorunuz karar verir.

  

     Mezoterapi nedir?

     Embriyolojik hayatta kök hücrelerden ilk oluşan ve hayatı oluşturan Endoderm, Mezoderm ve Ektoderm vücuttaki tüm doku ve organları oluşturur. Mezoderm kaynaklı organlarda ortaya çıkan hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanan tedavi yöntemi, günümüze kadar önemli gelişme kaydederek pek çok hastalığın direkt tedavisinde veya destekleyici tedavi olarak yer almıştır. Homeopatik ajanlar, farmasötikal ajanlar, vitamin, bitki ekstraktları (özütleri) mikroenjeksiyon tekniğiyle cilt ve cilt altına uygulanır.

     Mezoterapi hangi durumlarda uygulanabilir?

  • Trigeminus nevraljileri, Serviko-brakiyal nevraljiler
  •  Eklem dejenerasyonu sonrası oluşacak
  • ağrı, sertlik, şişlikler ve hareket kısıtlılığı
  • Bağ dokusu patolojisine ait ağrı, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı, hidrolipodistrofi
  • ler- yangısız selülit
  • Akut ve kronik yumuşak doku zorlanmalarındaki  ağrı, kızarıklık ve hareket
  • kısıtlılığı
  • Miyofasiyal ağrı sendromu
  • Migren baş ağrıları
  • Mikro dolaşım bozukluğuna bağlı ödemlerde destekleyici
  • Keloid, alopesia, akne gibi cilt patolojilerinin tedavisinde destekleyici
  • Spazmodik patolojilere bağlı ağrılarda
  • İmmün sistemi güçlendirme
  • Yumuşak doku spor yaralanmalarında

         Ozon tedavisi nedir?

         Ozon ( ), 3 atomlu bir molekül olup, oksijenin kimyasal kuzenidir. Ozon oda sıcaklığında gaz halinde bulunur. Renksiz ve kendine has karakteristik bir kokusu vardır. Ozon tedavisi metabolizmayı ve bağışıklık sistemini canlandıran güçlü anti oksidan enzimlerini içeren tekli oksijenin açığa çıkması esasına dayanır. Ozon vücuda girer girmez hızlıca oksijen moleküllerine parçalanarak vücuda hızlı bir detoks etki oluşturur ve böylece mükemmel şekilde hücresel solunumu başlatmış olur.Ozon tedavisi 20. yüzyılın başlarında medikal anlamda kullanılmaya başlanmıştır. Ozon tedavisi genellikle haftada 2-3 olmak üzere 8-10 seanstan oluşmaktadır.

        Ozon tedavisi hangi durumlarda uygulanabilir?

  • Bağışıklık sistemini güçlendirilmesi
  • Damar dolaşım bozukluklarının giderilmesi
  • Yara ve yanık tedavileri
  • Romatizmal hastalıklar ve fibromyaljinin kontrolü
  • Kronik yorgunluk
  • Baş ağrıları, migren
  • Bel ve boyun fıtıklarında ağrının azaltılması
  • Ciltte yaşlanmanın geciktirilmesi
  • İnsülin direncinin azaltılması, metabolik sendrom
  • Koah ve interstisyel akicfer fibrozisi
  • Kanser tadevisinde tamamlayıcı ya da destekleyici
  • Otoimmün hastalıklar
  • Alerji ve astım
  • Virüs, mantar, bakteri enfeksiyonları
  • Yağlı karaciğer tedavisi

 

     Hirudoterapi nedir?

     Hirudo medicinalis, yani tıbbi sülüğün insan vücudunun gerekli noktalara yapıştırılarak kan emme esnasında tedavi edici enzimlerin vücuda verilmesini sağlamak suretiyle yapılan kadim bir doğal tedavi yöntemidir. Bu enzimler anestezik etki ile ağrının azalması ve antikoagülan etki ile pıhtılaşmanın engellenmesine yardımcı olur.

     Hirudoterapi hangi durumlarda uygulanabilir?

  • Varis ve venöz damar hastalıkları
  • Kireçlenmeye bağlı eklem hastalıkları
  • Tenisçi dirseği, tendinit
  • Migren ve her türlü baş ağrısı
  • Apse
  • Bazı göz hastalıkları
  • Hematom
  • Otitis media, tinnitus ve diğer kulak rahatsızlıkları

     
Konya Şehir Hastanesi F Blokta hizmet vermektedir.

TEL: 0332 310 50 00 Dahili: 21107

 Doktorlarımız:

Doç. Dr. Selma PEKGÖR

Uzm. Dr. Gamze YANARTAŞ

Uzm. Dr. Ümmügülsüm DOĞAN DURAN

Uzm. Dr. Gözde TÜRKOĞLU