Obezite Polikliniği
11 Ağustos 2022

   Tüm dünyada prevalansı giderek artan fazla kiloluluk ve obezite ciddi bir toplum sağlığı sorunudur. Obezite birçok ciddi hastalığa yol açmasının yanı sıra yaşam kalitesinin bozulmasına ve erken ölümlere neden olmaktadır. Çağımızın önemli bir sağlık sorunu haline gelmiş olan obezite birçok uzmanlık dalını ilgilendiren kronik ve tekrarlayan bir durumdur. Obezite kontrol girişimleri, uzun soluklu olarak planlanması gereken; aynı zamanda sağlık, eğitim, iletişim, beslenme ve egzersiz gibi birçok alanı doğrudan ilgilendiren geniş kapsamlı bir çalışmadır. Bu nedenle, fazla kilo ve obezite ile mücadele farklı disiplinlerden oluşan geniş kapsamlı bir ekip tarafından çok yönlü bir yaklaşımla yürütülmelidir.

   Obezitede, beslenme tedavisi ve fiziksel aktivitenin arttırılması ile birlikte davranış değişikliği tedavisi kesinlikle gereklidir. Beslenme tedavisinde bireyin koşullarına, ihtiyaçlarına ve günlük yaşamına uygun doğru ve kalıcı beslenme alışkanlıkları kazandırılmalı ve yanlış beslenme alışkanlıkları değiştirilmelidir. Bu sürecin ayrılmaz bir parçası da sosyal ve psikolojik destektir.

   Yapılan çalışmalara göre Türkiye’de her üç erişkinden ikisi fazla kilolu ya da obezdir. Obezite yaygınlığındaki artışın nedenleri arasında fiziksel aktivitede azalma ve modern yaşamdaki beslenme alışkanlıklarındaki değişim yer almaktadır. Ayaküstü (fast-food), hızlı yenen sağlıksız besinlerle, karbonhidrattan ve rafine şekerden zengin, bitkisel liflerden fakir, aşırı yağlı beslenme şekli de, obeziteye yol açan önemli faktörlerden birisidir. Ayrıca, boş zamanlarımızı kolaylıkla dolduran ileri teknoloji ürünü araçların (cep telefonu, televizyon, bilgisayar vb.) kullanımının yaygınlaşması, obezitenin artmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.

   Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Ayrıca hedeflenen kiloya ulaşıldığında kilonun korunması bir diğer amaçtır. Obezite tedavisinde 6 aylık dönemde vücut ağırlığının %10 azalması, obezitenin yol açtığı sorunların önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.

   Kilo kaybının korunması ve komorbid durumların önlenmesi tedavisinin başarısı için iki önemli kriter olarak belirtilmektedir. Obezite tedavisi için kullanılan tedavi yöntemleri aşağıda belirtilmiştir;

1. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi: Beslenme tedavisinin temelini bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite durumuna, yaşam şekline ve fizyolojik durumuna uygun besin öğelerinin yeterli ve dengeli bir şekilde sağlanması ve yanlış beslenme alışkanlıkları yerine doğru ve kalıcı beslenme alışkanlıkları kazandırılması oluşturmaktadır. Bireyin günlük enerji alımı, haftada 0.5- 1.0 kg ağırlık kaybını sağlayacak şekilde azaltılmalıdır. Vücut ağırlığı hedeflenen düzeye geldiğinde tekrar kilo almayı engellemek ve sürekli istenen düzeyde tutmak en önemli hedeflerden biridir.

2. Egzersiz tedavisi: Fiziksel etkinliğin arttırılması, hem obezite tedavisinde hem de verilen kilonun korunmasında çok önemlidir. Tek başına fiziksel aktivite artışının kilo vermeye katkısı, kalori kısıtlamasına göre daha fazla değildir. Ancak, fiziksel etkinliği arttırmanın kilo verme dışında, viseral yağın azalması, kas kitlesinin artması, insülin direncinin azalması, kan basıncının ve lipid profilinin düzelmesi gibi birçok ek faydası vardır.

Fiziksel etkinliklerin arttırılmasına yönelik öneriler, mutlaka bireyselleştirilmeli ve sürdürülebilirliği takip edilmelidir. Çünkü fiziksel etkinlikler, hastaların alışkanlıkları, sosyokültürel özellikleri, ekonomik koşulları doğrultusunda büyük farklılıklar gösterebilir. Yürümek, fiziksel etkinlikler içinde en kolay ve herkes tarafından en rahat uygulanan yöntemdir. Fiziksel aktivitenin, daha az taşıt kullanmak, hızlı tempoda yürümek, asansöre binmemek ve aktif/ hareketli kişilerle birlikte olmaya özen göstermek gibi günlük yaşamla uyumlu şekilde artırılması da önemlidir.

Başlangıçta haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz önerilmektedir. Orta yoğunlukta egzersizler arasında düz yolda yürümek (3 km/30 dakika), doğa yürüyüşü yapmak (20-30 dakika), tempolu yüzmek (20 dakika), hızlı bisiklete binmek (20 dakika), araba yıkamak (45-60 dakika), camları, yerleri silmek (45-60 dakika), bahçe işleri yapmak (30-45 dakika), dans etmek (20 dakika), hafif yükleri taşımak (<20 kg, 15-20 dakika) ve merdiven çıkmak (15 dakika) sayılabilir.

3. Davranış değişikliği tedavisi: Obez hastaların geçmişleri çok sayıda başarısız diyet ve egzersiz girişimleri, verildikten sonra yeniden alınan kilolar, hayal kırıklıkları, okul ve iş hayatında ve sosyal yaşamlarında maruz kaldıkları ayırımcılık öyküleri ile doludur. Hastanın bir kilo verme programına katılması için kendini hazır hissetmesi ve motive olması gereklidir. Başarısızlıkların en sık görülen nedenleri arasında, gerçekçi olmayan hedefler belirlemiş olmak, yanlış tutum ve davranışlarının farkında olmamak yer almaktadır. Bu süreçte, gerek sağlık çalışanlarının desteği gerekse sosyal ve yakın çevre desteğini çok önemlidir.

4. İlaç tedavisi: Vücut ağırlığının azaltılmasına yönelik pek çok girişim bulunmasına rağmen kilo kaybı sağlamak ve kaybedilen kiloyu korumak zordur. Uygun endikasyonların bulunduğu hastalarda ilaç tedavisi kilo vermeye yardımcı olabilir.

5. Cerrahi tedavi: Obezitede cerrahi tedavi, diğer yöntemlerin başarısız olduğu bireylerde uygun endikasyon olduğunda tercih edilir. Cerrahi işlemler, malabsorbsiyona yol açarak ya da gıda alımını kısıtlayarak kilo kaybı sağlar. İki yöntemin bir arada kullanıldığı kombine ameliyat yöntemleri de bulunmaktadır.

  Obezite tedavisi hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistin de yer aldığı multidipisliner bir ekip tarafından düzenlenmelidir.